Balıkçılar Vira Bismillah Dedi

0
19

Eker, burada yaptığı konuşmada, yeni av sezonunu Karadeniz’de, Trabzon’da açtığını belirterek, herkes
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker: “Aldığımız tedbirler, uyguladığımız politikalar, stokları doğru yönetme, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın da balık avlayabilmesine imkan tanıyacak bir uygulamayı hayata geçirmek içindir” “Trabzon’daki Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesinde yeni bir merkez kuruyoruz.

Bu merkez, balıkçılığımızın geleceği açısından önemli. İlk defa bir su ürünleri gen bankası biyoteknoloji merkezi kuruyoruz” “Hedefimiz koruma ve kullanma dengesini gözeterek kaynakları sürdürülebilir şekilde yönetmektir”

Karadeniz’in Türkiye balıkçılığının yaklaşık yüzde 75’ini karşıladığını ifade eden Bakan Eker, “Tekne sayısı bakımından da Türkiye’nin sahip olduğu filoda, Karadeniz’in payı oldukça yüksek ve üretimi de yüksek. O nedenle biz balıkçılarımıza, ekmeğini Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında, derinliklerinden bulup çıkaran balıkçı esnafımıza ‘rastgele, vira bismillah’ diyoruz. İnşallah Bereketli bir sezon geçiririz” diye konuştu.

Hükümet olarak diğer bütün alanlarda olduğu gibi balıkçılıkla uğraşanlara olabildiğince destek olmaya çalıştıklarını dile getiren Bakan Eker, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz kurulduğunda Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ki Türkiye’de balıkçılıkla uğraşan kardeşlerimizi en iyi bilen, bunu en iyi takdir eden siyasetçi olduğunu biliyoruz, onun talimatıyla ÖTV’siz mazot uygulaması 2004 yılında başladı. Bu uygulamayla bugüne kadar 911 milyon lira ÖTV’siz yakıt desteği ödendi. 2003 yılında da sadece avcılıktaki balıkçılıktan değil iç sularda üretim yapmak için de destek vermemiz gerekiyordu. Bu desteği de yine bizim hükümetimiz başlattı. Bugüne kadar uyguladığımız destek miktarı da 800 milyon liranın üzerinde. Toplamda 1,7 milyarın üzerinde iki kalemde balıkçılarımıza destek sağlandı, ÖTV’siz mazot veya üretim yapan kardeşlerimizin ürettiği balık karşılığında.”

Bakan Eker, Türkiye’de 2012 yılında su ürünleri üretiminin yaklaşık 650 bin ton olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

“Bunun 430 bin ton civarındaki kısmını avcılıktan elde ettik. 200 bin ton civarındaki kısmını da yetiştiricilikten elde ettik. Hala toplam balığımızın üçte ikisini denizden avlayarak elde ediyoruz. Halbuki dünyanın üretimine baktığımızda, dünya 94 milyon tonu avcılıktan, 63 milyon tonu da yetiştiricilikten elde ediyor. Dünyada avcılıktan elde edilen, yetiştiricilikten elde edilene nispeten bize göre çok daha az. Dolayısıyla biz şunu bilmek durumundayız. Eğer evlatlarımız, torunlarımız balıkçılık yapmaya devam edecekse o zaman balıktaki stokları dikkatli yönetmek durumundayız. Avımızı da bunun hesabıyla yapacağız. Çünkü bu, balıkçı için de, ülkemiz için de Karadeniz’de altın yumurtlayan tavuktur, ekmek kapısıdır. Biz bunu bir defada yiyip bitirerek kendimize zarar veririz. Aldığımız tedbirler, uyguladığımız politikalar, stokları doğru yönetme, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın da balık avlayabilmesine imkan tanıyacak bir uygulamayı hayata geçirmek içindir. O nedenle biz daha çok yetiştiriciliğe önem vermek ve balık yetiştiriciliğini geliştirmek durumundayız.”

“10 yılda 57 milyon yavru sazan balığını değişik illerde bıraktık”

Bu maksatla Karadeniz’de Su Ürünleri Araştırma Enstitüsünde artık sadece bu stokları yönetmekle kalmadıklarını, özellikle kalkan gibi bazı balık türleri yönünden yavruları yetiştirip denize bırakmak suretiyle Karadeniz’in balık stoklarını artırmaya gayret ettiklerini anlatan Eker, “Bir yandan bunu hayata geçirdik Bakanlık olarak. Önümüzdeki yıllarda balık ihtiyacı da tüketimi de artıyor ama biz bunu üretimi daha fazlalaştırmak suretiyle yapmak durumundayız. Avı daha fazlalaştırmakla bunu sürdüremeyiz, sürdürme imkanımız yok. Bu nedenle de bizim tatlı su kaynaklarında, Türkiye genelinde, 10 yılda 57 milyon yavru sazan balığını değişik illerde bıraktık. Kalkan ve Mersin balığını Karadeniz’de çeşitli bölgelere bıraktık” ifadelerini kullandı.

“İlk defa bir su ürünleri gen bankası biyoteknoloji merkezi kuruyoruz”

Bakan Eker, ulusal balıkçılık veri toplama programı başlattıklarını belirterek, “Trabzon’daki Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesinde yeni bir merkez kuruyoruz. Bu merkez balıkçılığımızın geleceği açısından önemli. İlk defa bir su ürünleri gen bankası biyoteknoloji merkezi kuruyoruz. Bu proje 5 milyon lira tutarında. Kalkınma Bakanlığımıza sunuldu. İnşallah 2014 yılı içinde çalışmalar başlayacak ve yapımı tamamlanıp merkez faaliyetlerine başlayacak” dedi.

“Balıkçı zor şartlarda gece gündüz demeden fırtına, yağış, bora, kar tipi demeden dalgalarla boğuşarak elde ettiği, avladığı balığı iyi pazarlayabilmesi, talebe göre bunu piyasaya sunması, balığın fiyatının olması gerekenden daha aşağılara düşmesini önleyecek ama tüketicinin de kuşkusuz talebini karşılayacak bir yönetim biçiminde olması lazım” diyen Bakan Eker, “Bunu nasıl yaparız? Soğuk hava depolarımızın buna göre olması lazım. Pazarlama merkezlerimizin buna göre olması lazım. Bizim balıkçılığımıza yaptığımız merkezlerin, balıkçı barınaklarınının altyapısının geliştirilmesi lazım” diye konuştu.

Balıkçılara yönelik hibe destekleri

Eker, Bakanlık olarak Türkiye’de bazı illerde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu adı altında yürüttükleri projeler olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Bu kurumun biri de Trabzon’da. Su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasında işletmeler 1,5 milyon avroya kadar yani 3 milyon lira yatırıma kadar alabiliyorlar. Bunun yüzde 50 oranını hibe desteği veriyoruz. Mesele sadece balığı avlayıp o anda 3-5’e satmak değil, bunu işleyecek, paketleyecek, pazarlayacak işletmeler kuralım. Dolayısıyla bu tesisler kurulursa Trabzon’da ve bölgede istihdam artar, işsiz kardeşlerimize iş bulmuş oluruz. Karadeniz’in kıymetli balıklarını işleme, katma değerini artırma ve daha uzak pazarlara gerekirse bunları sevk edebilme, daha nitelikli ürün olarak bunları satma imkanı buluruz. Böylece refah artar, gelir artar.”

Bu kapsamda Trabzon’da bugüne kadar 13 proje imzalandığını dile getiren Eker, şöyle dedi:

“Projelerin toplam yatırım tutarı 23,5 milyon lira, sağlanan hibe desteği ise 11,3 milyon lira. Bakanlığımızın kendi bütçesinden balıkçılık ve su ürünleriyle ilgili kırsal kalkınma desteklerimiz var. Buradan da 600 bin lira sermayeye kadar olan balıkçılıkla ilgili yatırımlara yüzde 50 hibe veriyoruz. Bu projeyi 2006 yılında başlattık. 2006-2013 yılına kadar da 34 tesis kuruldu ve bunlara 6,6 milyon lira hibe desteği verdik. Bugüne kadar sadece avcılık için ödediğimiz faiz sübvansiyonu 607 milyon lira ve bu da balıkçılıkta faizsiz kredi olarak ya da düşük faizli kredi olarak kullandırıldı. Bakanlığımız yeni balıkçılarımıza Ar-Ge desteği sağlıyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu uygulamalar devam edecek.”

“Türkiye’de 20 bin civarında tekne var ve deniz alanları sınırlı”

Hedeflerinin koruma ve kullanma dengesini gözeterek kaynakları sürdürülebilir şekilde yönetmek olduğunu vurgulayan Bakan Eker, şunları kaydetti:

“Yoksa başka türlü gelecekte evlatlarımızın, torunlarımızın balıkçılık yapması mümkün olmaz. Bunun için geçen yıl başlattığımız uygulama elbette devam edecek. Zaman zaman biz bu ölçümleri yapıyoruz ve balıkçılığımız için çok daha hayırlı bir adım olduğunu, doğru bir adım olduğunu da geçen sezonda gerek balık avlanmasında gerek elde edilen, avlanan balıkların boyunda, kalitesinde ve sayısındaki artışla biz bunları ortaya koyduk. Doğru olduğunu da tespit ettik. Türkiye’de 20 bin civarında tekne var ve Türkiye’nin denizleri, deniz alanları sınırlı. Bunun için bir uygulama getirdik ve dedik ki gemi başına ortalama 27 tona kadar düşen balık avı son derece düşük. Yani 27 tonluk üretimle ilgili gemi alacaksanız bunu sürdürmek mümkün değil. O halde bu filomuzun sayısında bir azaltma meydana getirelim ama bunun yükünü de balıkçıya değil biz üstlenelim. O nedenle bir uygulama başlattık. Belirli bir metrenin üzerindekileri eğer filo dışına çıkarırlarsa onlara parasal destek veriyoruz. Metrekare başına 10 bin liradan başlayıp ileri bir noktaya kadar çıkıyor. Bu bizim başlattığımız uygulamayla da yine balıkçılığımızın sürdürülebilir bir gemi sayısıyla bu işin yapılmasını hedefliyoruz.”

Eker, 2012 yılında 407 balıkçı gemisi sahibinin müracaat ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaklaşık 669 milyon lira bu konuda destek sağladık, ödemeleri devam ediyor. 2013 yılında desteklemelerin kapsamını biraz daha genişlettik. 10 metrenin üzerindeki balıkçı gemileri de destekleme kapsamına alındı. Bugüne kadar 350 başvuru oldu ancak başvuru süresi henüz bitmedi, 20 Eylül’e kadar devam edecek. Biz bu sayının 400’ü geçmesini bekliyoruz. Önemli olan husus şu, teskereye sahip 12 metre ve üzerindeki balıkçı gemisi sahiplerine gemilerini avcılıktan çıkarmaları karşılığında gemi boyuna göre de destek ödemesi yapılıyor. Amacımız denizlerimizdeki stoklarımıza göre bunu koruyup bu stoğu verimli bir şekilde yönetelim. Balıkçımız da zarar görmesin. Onun da geliri artsın ve yaptığı işten elde ettiği gelir hiç değilse karnını doyuracak bir seviyeye kavuşsun. ÖTV ile ilgili yeni alınmış bir karar yok. Biz her zaman balıkçı esnafımızın yanındayız. Hükümet olarak 10 yıllık süre içinde hep böyle oldu, bundan sonra da böyle olacağına hiç şüphe yok. ‘Virabismillah’ diyerek balıkçılarımızın Bereketli bir sezon geçirmesini diliyorum.”

Bakan Eker, konuşmasının ardından temsili olarak butona basarak sezonu başlattı.

“Rabia” işareti yaptı

Tören alanında yapılan balık mezatına da katılan Bakan Eker, “bereket” duası okunduktan sonra bir balıkçı teknesiyle denize açıldı. Bir süre tekneyi kendisi kullanan Bakan Eker, Başbakan Erdoğan’ın fotoğrafı ile “Rabia” işareti asılı bir tekneyi görünce kendisi de “Rabia” işareti yaptı.

Öte yandan törende halk oyunları ve kolbastı gösterilerini de izleyen Bakan Eker’in, kolbastı ekibinin gösterisini cep telefonu kamerasıyla kaydettiği gözlendi.

Törene, Bakan Eker’in yanı sıra Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Safiye Seymenoğlu ve Aydın Bıyıklıoğlu, Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ile diğer yetkililer de katıldı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız.
Adınızı yazınız.